Panik bozukluğu, ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşen yoğun korku ve endişe ataklarıyla karakterize edilen bir ruhsal sağlık durumudur. Bu ataklar, birkaç dakika süren yoğun kaygı, korku ve rahatsızlık hissi yaratır. Panik ataklar, herhangi bir uyarı olmaksızın ortaya çıkabilir ve kişiyi oldukça korkutabilir, bu da kişinin yaşam kalitesini olumsuz şekilde etkileyebilir.
Panik ataklar sırasında kişi, kalp atışlarının hızlandığını, terleme, titreme, baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve ölüm korkusu gibi fiziksel belirtiler yaşayabilir. Bu belirtiler, genellikle bir kalp krizi geçirdiği düşüncesiyle birleşebilir, ancak bu belirtiler genellikle panik atakların neden olduğu geçici ve zararsız semptomlardır.
Panik bozukluğunun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, biyolojik dengesizlikler, stresli yaşam olayları, travmalar ve çevresel etmenler panik atakların gelişimine katkıda bulunabilir. Bir kişi panik ataklar yaşamaya başladığında, bu durum günlük yaşamını etkilemeye başlayabilir ve kişi bir sonraki ataktan korkar hale gelebilir.
Panik bozukluğunun tedavisi mümkündür. Psikoterapi, özellikle bilişsel-davranışsal terapi, panik atakların yönetilmesinde etkili bir tedavi seçeneğidir. Bu terapi yöntemi, bireyin panik ataklarla başa çıkabilmesini sağlamak ve kaygı düzeylerini kontrol altına almak için kullanılır. Ayrıca, bazı durumlarda ilaç tedavisi de önerilebilir.
Panik bozukluğu tedavi edilmediği takdirde, semptomlar zamanla kötüleşebilir ve daha sık hale gelebilir. Erken müdahale ve profesyonel destek, panik bozukluğunun yönetilmesinde önemli bir rol oynar.
Site içerisinde yer alan içerikler, farkındalık oluşturmak amacıyla paylaşılmaktadır. Tıbbi ya da psikiyatrik tanı koyma amacı taşımamaktadır. Bu yazılar üzerinden herhangi bir hastalık tanısı konulması mümkün değildir. Hastalık tanıları yalnızca uzman psikiyatristler tarafından koyulabilir.