Psikoterapi, içsel sürecimiz ve yaşadıklarımızı anlamamıza ve hayatta başka nasıl şekilde yaklaşabileceğimize dair bakış açısı kazandığımız bir yerdir. Ancak bazı durumlar vardır ki, psikoterapi tek başına yeterli olmayabilir veya gereksiz olabilir. İşte bur durumlarda psikoterapiden yarar beklememeliyiz.
“Psikoterapiye Hazır Olmama Durumu”
Psikoterapi, etkili olabilmesi için danışanın hazır olması gerektiği bir süreçtir. Eğer kişi, terapi sürecine açık değil ve katılım göstermeye isteksizse veya terapinin etkinliği sınırlı olacaktır. Terapiye gitmeden önce önemli bir içsel motivasyonunun oluşması önemlidir.
“Durumun Geçici ve Normal Bir Tepki Olması”
Bazen insanlar, hayatlarındaki geçici stres ya da zorlayıcı dönemlerle baş etmeye çalışırken, terapiye ihtiyaç duymazlar. Örnek vermek gerekirse, iş değişikliği, taşınma veya düğün hazırlıkları, ailevi bir sorumluluk gibi geçici stresli bir dönem psikolojik zorluklara yol açabilir ancak bu tür durumlar, genellikle zamanla kendi durum ortadan kalkınca düzelir. Eğer duygusal tepkiniz geçici ve başa çıkabiliyorsa terapiye başvurmadan önce kendinize zaman tanımak daha iyi bir seçenek olacaktır.
“Kişinin Kendi Çözüm Yollarını Bulabilmesi”
Esasında birçok insanın zorlukların üstesinden gelebilecek potansiyele sahiptir. Bazı durumlarda bu potansiyel gün yüzüne çıkamayabilir. Bazen de bazı insanlar, zorlayıcı yaşam deneyimleri ile başa çıkmak için işlevsel başa çıkma yöntemleri (Spor, günlük tutma, meditasyon) geliştirmiş olabilirler. Bu başa çıkma yolları işe yaradığı taktirde profesyonel yardım alma ihtiyacı hissetmeyebilirler.
“Kişinin Zorluklar Karşısında Sosyal Destek Kaynaklarından Yararlanabiliyorsa"
Bazı insanlar, yaşadıkları zorluklarla başa çıkmak için ailelerinden veya yakın arkadaşlarından yeterli desteği alabilirler ve bu durumda profesyonel terapiye gerek duymazlar. Bu kanallardan gelen duygusal destek, kişi için güvenilir ve tatmin edici ise bu kişilerin zorluklarla başa çıkmalarına yardımcı ve profesyonel destek almak ihtiyacı içerisinde olmayabilir. Ancak bu destek, yalnızca sınırlı sorunlar için geçerlidir ve daha derinlemesine psikolojik sıkıntılarda profesyonel desteğe yönelmek gereklidir.
“Kişinin Terapistini Seçmede Zorluk Yaşaması”
Bir kişi, terapistinin tarzını ya da yaklaşımı ile ilgili soru işaretlerine sahipse ya da güvenli bir bağ oluşturamıyor, terapi süreci ile ilgili ortak bir dil oluşturamıyorsa elbette ki başka bir arayış içine girebilir ki bu oldukça doğal bir durumdur. Terapötik ilişki, güçlü ve güvene dayalı olmalıdır, aksi takdirde terapi süreci sağlıklı bir şekilde ilerlemez.
“İlaç Tedavisi Gerektiren Psikiyatrik Bozukluklar”
Bazı psikiyatrik rahatsızlıklar, psikoterapiden çok ilaç tedavisi gerektirir. Şizofreni gibi psikotik bozukluklar, bipolar bozukluk, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi rahatsızlıklarda ilaç tedavisi gerekirken, şiddetli depresyon ya da anksiyete gibi hastalıklarda bazen önce ilaç tedavisi bazen de ilaç ve terapinin kombinasyonunu gerekebilir. Eğer bir psikiyatrik hastalık şüpheleniyorsanız, öncelikle bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmelidir.
“Tıbbi Müdahale Gerektiren Durumlar”
Bazı tıbbi durumların kökeninde psikolojik süreçler etkili olabileceği gibi, bazı psikolojik gibi görünen durumlarda tıbbi temelli olabilir. Dikkat dağınıklığı, halsizlik, ağrı v.b. Özellikle bedenle ilgili bir belirti veya şikâyet mevcutsa öncelikli düşünülmesi gereken durum tabi ki hekim muayenesidir. Psikolojik destek alma seçeneği, yaşanılan durumun tıbbi bir temeli olmadığına dair sonucun hekim tarafından onaylandığı taktirde düşünülmesi gereken bir seçenektir.
Sonuç olarak, bireyler yaşadıkları zorlu deneyimlerle bir şekilde başa çıkabiliyor, karşı karşıya kaldıkları durumlar yaşamlarında geçici ve yüzeyselse, psikoterapi ihtiyacı içerisinde olmayabilir. Bununla birlikte, ilaç tedavisi gerektiren bir psikiyatrik hastalık veya psikolojik temelli bir durum gibi görünen ancak tıbbi temelli bir durumda psikoterapiden ziyade hekim muayenesi öncelikli seçenek olmalıdır.
"Site içerisinde yer alan içerikler, farkındalık oluşturmak amacıyla paylaşılmaktadır. Tıbbi ya da psikiyatrik tanı koyma amacı taşımamaktadır. Bu yazılar üzerinden herhangi bir hastalık tanısı konulması mümkün değildir. Hastalık tanıları yalnızca uzman psikiyatristler tarafından koyulabilir.”
Kaynakça
American Psychological Association. (2017). How Do I Know If I Need Therapy?
Beutler, L. E., Moleiro, C., Talebi, H. (2002). Resistance/Psychotherapy Relationships That Work: Therapist Contributions and Responsiveness to Patients (Ed. J. C. Norcross). New York: Oxford University Press. s. 129–143.
Gabbard, G. O. (2007). Unconscious Enactments in Psychotherapy. Psychiatric Annals, C. 37, s. 269–275.
Öztürk, O.M., Uluşahin, A. (2023). Ruh Sağlığı ve Hastalıkları. (18.Baskı) Nobel Kitapevi, Ankara.
Soygüt, G. (1999). Bilişsel psikoterapide kişilerarası süreçler: Terapötik ittifak ve terapötik ittifakta bozulma olguları. Türk Psikoloji Yazıları, 2(4), 1-14.
Voutilinen, L., Perakyla, A., ve Ruusuvuori, J. (2010). Recognition and interpretation: Responding to emotional experience in psychotherapy. Research on Language and Social Interaction, 43(1),
85-107.
Weiner, I. B. Bornstein R. F. (2009). Principles of Psychotherapy: Promoting Evidence-Based Psychodynamic Practice. New Jersey: John Wiley & Sons.